Ana içeriğe atla

Paris Yoksa Bükreş Alıyım..

Uzun zamandır aklımda kısa tatiller için komşu ülkelere gitme planları öne çıkıyor.. Son yıllarda ilk fırsatta uzaklar ya da bilmem kaçıncı kez gideceğim, bildiğim bir ülke yerine, görmediğim yakın ülkeler ve komşuları görmek istiyorum. 


19 Mayıs haftasonuna denk gelen Romanya gezisi de bunlardan biriydi. Aslında Balkanlar'a bir süre daha zaman ayıracak gibi de hissettim kendimi Bükreş'te geçen 4 günün sonunda. Kendi işini yaptığın zaman resmi tatillere, bayramlara, yıllık izin limitlerine ve çoğu zaman haftaiçi-haftasonu ayrımına bile girmediğin için takvime bakıp o günlere denk gelen görüşme, toplantı, etkinlik var mı göz atmak gerekiyor o kadar. E, 15 yıl kadar fulltime çalıştıktan sonra hayatta en azından bu lüksü kendime hediye etmiş olayım. 


Gelelim Doğu'nun Paris'i denilen Bükreş gezisine. Çocukluk yıllarımdan Romanya'yla ilgili takip edebildiğim anıların başında: Devlet başkanı Çavuşesku'nun eşiyle birlikte kurşuna dizilerek idam edilmesi ve 2000-2003 yılları arasında Kuşadası'nda tatil köyünde fotoğrafçı işlettiğim zamanlarda çok fazla Romen turistin geliyor olmasıydı. 4 günde 4 bir yanını gezecek kadar küçük aslında şehir. İstanbul gibi 20 milyona yakın insan yerine sadece 2 milyon insanın yaşamını sürdürdüğü, İstanbul ve Avrupa'nın çoğu yerine göre fiyatların ya eşit ya bir tık pahalı kalabileceği. Avrupa'nın aksine şehir merkezinde veya şehrin merkezi sayılabilecek 10-15dklık mesafelerde büyük AVM'lerin bulunduğu ama yine de estetik olarak güzel sayılabilecek bir şehir. 


Havaalanı İzmir Adnan Menderes Havaalanı kadar diyebilirim. Bilet alırken her zamanki gibi tüm uçuşları listeleyebileceğim skyscanner'dan işe başlayıp sonrasında bulduğum verilere göre yönlendirmelerle bagaj hakkımı kısmadan, el bagajına karışmadan en uygun saatli uçuşları bulmaya çalıştım yine. TK ile gidiş dönüş uçmak yerel havayolu Tarom'dan daha güvenilir geldi. Tarom'la ilgili olarak: Atatürk'te satış ofisleri, yetkilileri vs. vs. yoktu ve uçak gelmedi, kalkmadı, kimseye de soramadık yandı gitti tatil diyen bir arkadaşın yönlendirmesiyle -ki böyle şeylerden etkilenmem çok- uzak durmayı seçtim. Otel konusunda booking.com hala ne şanslıyız ki yurtdışı rezervasyon alabiliyordu: Ramada, Radisson Blu, Novotel ve Hotel Capitol gibi pek çok otel merkezdeyken, InterContinental da üst segment bir seçim olarak meydana 5 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor.


Havaalanından taksi aşağı yukarı 40-45Lei tutuyor, 35-40TL gibi düşünmek gerek. Taksi çağırabileceğiniz kioskları veya vardığınızda kapının dışında bekleyen taksileri kullanabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken konu: bazı taksilerin açılış ücretlerinin 3.40Lei, diğerlerinin 1.39Lei olması. Pahalı açılan taksilerde km başına ücret de diğer taksilerden yüksek. Ama kafanız karışmasın çoğu taksinin kapısında ve içerde ön camın önünde açılış ve artış rakamları yazıyor. Yandex navigasyonu ben çalıştıramadım seyahatim boyunca ama Google maps çalışıyordu: taksiciler genelde dolandırıp şehir turu attırmaya kalkmadılar, ama bu yapmayacakları anlamına gelmiyor tabi ki.


Gitmeden önce şarapları ve bağlarıyla ilgili bilgi toplamaya çalışıp, umutsuzca: "Romanya'ya gittin mi?" dediğim her 10 kişiden 9'undan hayır cevabı almış olsam da: gidince raflarda gördüğüm yaklaşık 10 farklı yerel üzüm çeşidiyle şarap konusunda şaşırtıcı sayılabilecek bir sonuçla eve döndüm. Genelde Demi Sek ve Tatlı Şarap bulacağımı tahmin ederek gittiğim Romanya'da oran olarak Kırım ve Gürcistan'dan daha fazla Sek şarapla da karşılaştım.  Özellikle Yerel mutfakla iyi uyum sağlayan Feteasca Neagra ve Rara Neagra üzümlerini şiddetle tavsiye ederim. Bu konuda tek karşılaştığım sıkıntılı nokta; yorumlara göre seçtiğim ve fiyat performans olarak da rahatlık ve kullanıcı dostu olmasıyla da tavsiye edebileceğim tam merkezde, Viktorya Meydanı'ndaki Hotel Capitol'de açtığım 2014 Feteasca Neagra'nın neredeyse tüm gövdesini yitirmek üzere olmasıydı. Sanki şişe bana: "Şimdi beni içtin içtin, seneye ben yokum" der gibiydi. Bir fikir vermesi açısından menüde görünen en pahalı yerel üzüm şarabının bu boşluğa yakın olma hissi vermesi ilginçti. Bu arada menüdeki en pahalı yerel üzüm 49 Lei yaklaşık 40-45TL gibi. Markette de durum farklı değil: 12 Lei - 25 Lei arasında yerel üzümleri bulabiliyorsunuz sek kırmızı şaraplar için.


Hotel Capitol, haftaiçi her gün öğlen yemeklerinde geleneksel açık büfe yemek sunuyor ve total rakam 5 Euro, karşılığı 25 Lei. Türk lirası olarak 20TL civarı diyebiliriz. Tarihi binada, orjinal yapısına ve dekoruna dokunulmadan yenilenmiş yemek salonunda öğlenleri canlı piyano, akşam büfesinde ise 10 Euro karşılığında 50 Lei: 45TL civarı piyano ve keman eşliğinde güzel bir yemek şansınız var. Akşam büfesinde ayrıca bir kadeh doğal köpüren şarap ve isteğe göre bir büyük şişe maden suyu veya su da kişibaşı rakama dahil. 


Meydana yürüme mesafesindeki Çeşmeci Parkı'nda bir tur atılabilir, İçinde gölet ve çocuk parkları, dinlenme ve koşu alanları var. Peyzajı güzel ve temiz. Yine Old town içinde her zevke uygun dünya mutfağından örnekleri - Yunan, Türk, Lübnan, Alman, Çin, Japon, Vietman vs.- bulmak mümkün. Yine güzel kahve dükkanları ve bir pasaj dolusu nargile kafe de Old Town sokaklarında karşılaşacağınız bir manzara. 


Gece Kulüpleri ve Casinoları tabi ki denemeden dönmeyin. Bu konuda yine merkezdeki otellerin Casino ve gece kulüplerini veya Cuma akşamı kapısında eski Asmalı veya Karaköy havası yakaladığınız Bottlegging yapan insanları göreceğiniz barları deneyebilirsiniz. Gerçei güvenlik olarak riskli veya huzursuz hissetmedim hiç ama yine de tedbirli olmakta fayda var.


Caru Cu Bere: bir gün önceden istediğiniz masaya rezervasyon yaptırmanızı tavsiye edebileceğim güzel turistik ve geleneksel mutfak servis eden bir mekan. İçerde gece birkaç defa olmak üzere canlı geleneksel dans performansları var. Bira arabası anlamına gelen bu mekanda yerel biraları ve yerel distile içkileri deneme şansı bulabilirsiniz, hepsi de neredeyse menüde var.


Alışveriş için içinde büyük bir Carrefour Market olan MegaMall AVM ile Cumartesi sabahları şehrin çıkışına doğru -25dk mesafede- bir eski eşya ve antika pazarını gezebilirsiniz. Ayrıca Mega Mall yanında Carrefour'dan daha büyük olan Kaufland indirim marketi oldukça büyük ve bazı ürünlerde Carrefour'a göre daha uygun.


Village Museum'a yarım günden fazla ayırmaya gerek yok, güzel ama küçük bir yer. İçerideki küçük kafede bir şeyler yenilebilir, yerel Cider içilebilir. 


Bir not: 20 Mayıs'ta bükreş'te tüm müzeler gece de açık ve ücretsizdi, Çeşitli konserler, geçit törenleri ve etkinlikler düzenlendi. Aynı zamanda daha önce Paris'te gerçekleştirilen Gastronomi festivali'nde gördüğüm bazı kamyonların da aralarında bulunduğu "Food Truck Festival" akşam 18:00 sabah 06:00 arası non-stop sahne performanslarının olduğu bir alanda gerçekleşti. 





Bükreş Gezi Notları ve merak ettiğiniz diğer konularda bana İnstagram hesaplarımdan ulaşabilir, sosyal medya hesaplarımdan günlük ve canlı yayınlarla anlık olarak gezdiğimiz yerleri ve etkinliklerimizi takip edebilirsiniz. Sevgiyle kalın..


Cdr. Özgür Aşcıoğlu
Instagram: @bomontimutfak @ozgurgurme




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bomontimutfak 1. yılını Blogger Sayfasıyla kutluyor..

Instagram ve Facebook sayfalarımızdan yaptığım yemekleri, birlikte yol aldıklarımızı, yediğimizi- içtiğimizi, gezdiğimizi-gördüğümüzü, ilginç bulduğumuz konuları, etkinliklerimizi, işbirliklerimizi; kısaca hayatı sizlerle farklı hesaplardan mümkün olduğunca fazla içerikle paylaşmaya devam ediyorum.


Bomontimutfak bu yıl Nisan ayında 1 yaşını dolduran bir bebek oldu. Medya'dan Yeme-İçme sektörüne, Gazetecilikten Gastronomiye uzanan bir hikaye benim ve dolayısıyla Bomontimutfak'ın hikayesi. Bomontimutfak 2009 yılının son günlerinde taşındığım semtin adından evimin mutfağına verdiğim isim aslında. Bu mutfakta acı tatlı anılar, paylaşılan lezzetler, aromalar ve keyifle ağırladığım misafirlerin bir bütünü Bomontimutfak aslında. Ve çok fazla dağılmadan 2013'te gazetecilik mesleğimi mutfakla birleştirme projesinin bir ürünü.





Mutfak fiziksel olarak 2016'nın Nisan ayında bir yıllık bir projenin sonunda kapılarını açtı. O günden bu yana: ilgiyle takip ettiğimiz ünlü isimler, çocu…